24 Ocak 2012 Salı

Ah Teo!



Ben bu sağda görmüüş olduğunuz adamı çok yakışıklı bulurdum. Bu fotoğrafı görünce hayal kırıklığına uğradım!



20 Ocak 2012 Cuma

hassas denge

herşeyin bir nedeni var belki ama erken bir ölümün nedeni ne olabilir ki?

kendini avutamadığı , savunma mekanizmalarını çalıştıramadığı zaman insan çok çaresiz kalıyor. ve bu çaresizlik insanı mutsuz ediyor. çünkü çözemediği bir sorun karşısında kendi beyni ile kendini destekleyememek çok kötü...

herşey birden çıkmak istemekte. şu an, okuduğumda kendimin bile anlamayaağı cümlelerden kaçmak istiyorum.

bit.

30 Kasım 2011 Çarşamba

kaybetmeyin o fotoğrafları...

annemle ben 3-4 yaşlarındayken annanemin evinin girişinde çekilen bir fotoğrafımız vardı, kayıp... aklıma geldikçe içim sızlıyor. o fotoğrafı kaybetmiş olamam. ama bulamadım, evlilik hazırlıkları ( çok hazırlandım zaten, öyle böyle değil) sırasında da bi hayli aramıştım. şimdi yine aklıma geldi...

kainata sesleniyorum, o fotoğrafı bana geri getir lütfen :)

13 Ekim 2011 Perşembe

sadece düşünüyorum...

benim kocamın yorumlarından anladığım şu ki; erkekler, özellikle evli erkekler, eşlerinin ya da sevgilililerinin yorum, şikayet vs gibi cümlelerini "karı dırdırı" olarak adlandırarak kendilerine dokunan bir taraf olma ihtimaline karşı ortamdan sıyrılıyorlar, siz bu sözcük öbeği ile başbaşa kalıyorsunuz : "karı dırdırı". ben gerçekten dırdırcı bir kadın mıyım; yoksa bu hayatta kadın olduğum için bana yapıldığını düşündüğüm haksızlığı dile getirip, deşarj olduğum için kendimi takdir mi etmeliyim? ve bu yaftayı üstüme almamalı mıyım bilmiyorum, kafam çok karışık. ben ev işi vs. yaptığım için yorulduğumu dile getirirken kimseyi suçladığımı düşünmüyorum zira o kirlilik ya da düzensizlik benim gözüme batıyo ve o yüzden ben temizliyorum, düzenliyorum. keşke bir erkeğin umursamazlığına sahip olabilseydim. açıkçası ben de bu durumdan (görme durumundan, görmesem sorun olmayacak çünkü) şikayetçiyim ama yapabileceğim bir şey yok. velhasıl hem yorulup üstüne konuşamak istemek ama konuşunca üstüne suçlanmak insanın sinirlerini iyice geren bir durum. empati ne güzel bişey...

21 Eylül 2011 Çarşamba

herşey 8 - 10 defa başına gelmiş bilirmiş :D

benim gibi eğlenceli bir kocaya sahipseniz şanslı sayılabilirsiniz :) tabi bu biraz da niyet okuma ve karşındakinin söylediğini farklı bir boyuta taşımama meselesi.
geçen haftalarda, 2006 - 2008 yıllarında tv'de gösterilen hatırla sevgili adlı diziyi izlemeye başladık. dizi 60'lı yılları ve o yıllarda yaşanmış bir aşk hikayesini anlatıyor. ahmet ile yasemin'in aşkı çoğu zaman içimizi bayıltsa da kötü bir dizi değil. en azından benim hoşuma gidiyor. ama bazen dizide meydana gelen hadiselere md'nin yorum yapmasından, diziden koptuğumuz anlar oluyor. zira kimin başına ne gelse, md'nin de başında öyle bir olay en az 8-10 kez gelmiş oluyor ve o durumu çok iyi bildiğini iddia ederek tabiri caizse işkembeden atıyor :D